11 Eylül 2012 Salı

Yok olduk, çok yere dolduk.


Ne arardı tepemizde gökyüzü ve ne diye bomboştu o bembeyaz bulutlar;
neyi beklerdi dolmak için ve zaten dolduğu için ağlamaz mıydı bulutlar; ne için
kaybolurlardı gökyüzünün siyahlığında ve nasıl da kör ederdi gökyüzünün siyahlığı o
parlak gözlerimizi; nasıl da unuttururdu söylenmemiş sözleri ve derin bir sessizlikte
çoğaldı söyleyeceklerimiz; kim için boğulmayı göze aldık o derin sessizliğin hırçın
dalgalarında ve kıyıyı göremeden kapattık o gözleri; ne diye terk ettik bu kıyıyı
ve yoksa sürüklenmiş miydik çoktan; zaten azaldıkça çoğaldık ve parçalarımız bulundu
iki taş arasında bir cam şişenin dibinde bir notla; ve şöyle yazardı el yazısıyla
yazılmış o notta: "Beni buldun, ama sen parça parça yok oldun."


http://www.youtube.com/watch?v=wpnRaBqr8Jk

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder